Ekim 18, 2019

BASIN AÇIKLAMASI     

 

                                                                                                                                                                                                                                                                                      5 Ağustos  2019

ÖZET

YUNANİSTAN’DAN  KURBAN BAYRAMI ÖNCESİ İSTANKÖY TÜRK TOPLUMUNUN DİN VE İBADET ÖZGÜRLÜĞÜNE SAYGI GÖSTERMESİNİ TALEP EDİYORUZ.

 

Günümüzde İstanköy’deki bütün camiler ibadete kapalıdır. 2017 depreminde hasar gören ve şadırvanı yıkılan  Cezayirli Gazi Hasan Paşa (Lonca) Camii,aradan iki yıl geçmiş olmasına karşın  onarımları yapılmamıştır.Cami altındaki  İstanköy Vakıf Malları Yönetimi’ne  ait dükkanlar da harapdır.

Adanın  Germe(Platini)köyündeki Cezayirli Gazi Hasan Paşa Camisi de aynı şekilde depremden zarar görmüş ve minarisi yıkılmıştı. İbadete kapatılmış  olan caminin onarımına izin verilmemektedir.Germedeki Müslüman Türkler ibadetlerini  cami avlusunda yapmaktadırlar .

Defterdar İbrahim Efendi Camii de aynı durumdadır 

Diğer yandan İstanköy Mescidleri ve de Türbe ve Mezarlıklarının da  hemen hepsi viranedir.

Sonuç olarak İstanköy’de yaşamakta olan Türkler, milli ve dini özgürlüklerini yerine getirmekten mahrumdurlar. Müslüman Türkler kimliklerini  kaybetme aşamasındadırlar. Adalar Türklerinde korku egemendir ve sindirilmişlerdir. Yunanistan Devleti’nin baskısı,öyle bir aşamaya gelmiştir ki, İstanköy Vakıf Başkanı Elvan Kocaoğlan, İstanköy’de “iddia edildiği  gibi Türk azınlığı bulunmadığına” işaret etmekte  ve “bizler Yunan vatandaşı Müslümanlarız” demek zorunda kalarak Türk kimliğini inkar etmektedir.

 

Yunanistan’dan  Kurban Bayramı öncesi İstanköy Türk Toplumunun Din Ve İbadet Özgürlüğüne Saygı Göstermesini Talep Ediyoruz.

YUNANİSTAN’DAN  KURBAN BAYRAMI ÖNCESİ İSTANKÖY TÜRK TOPLUMUNUN DİN VE İBADET ÖZGÜRLÜĞÜNE SAYGI GÖSTERMESİNİ TALEP EDİYORUZ.

Yunanistan, 2017 depreminde yıkılan camilerin onarımına izin vermediği için günümüzde İstanköy’deki bütün camiler ibadete kapalıdır .

Şehrin merkezinde bulunan Cezayirli Gazi Hasan Paşa (Lonca) Camii, 2017 depreminde hasar görmüş,şadırvan yıkılmıştı. Cami altındaki dükkanlar da  harap olmuştu. Depremden sonra onarımlarına izin verilmemiştir .Şimdiki durumda cami ibadete kapalı durumdadır.

İstanköy adasının Germe(Platini)köyündeki  Cezayirli Gazi Hasan Paşa Camiisi de   depremden hasar görmüş ve minarisi yıkılmıştı,ancak   bu caminin de onarımına izin verilmemiştir. Germedeki Müslüman Türkler ibadetlerini  cami avlusunda yapmaktadırlar.

Defterdar İbrahim Efendi Camii   de aynı durumdadır.

İstanköy adasında onarımına izin verilmeyen camiler dışında, İstanköy Mescidleri ile Türbe ve Mezarlıkları da bakımsız durumdadır ve hemen hepsi viranedir.

Bilindiği üzere İstanköy adasındaki ibadet yerleri ve diğer taşınmaz mallar, İstanköy Vakıf Malları Yönetiminin   sorumluluğundadır. Ancak Yunanistan Devleti,vakıf yönetim kuruluna atadığı kişiler aracılığıyla   vakıfları iflas ettirmekte ve bunun sonucu olarak vakıflara, uluslararası sözleşmelere  aykırı olarak ellerindeki malları haraç-mezat, sattırmaktadırlar.

Son olarak, İstanköy (Kos) Adası’ndaki 34 dönümlük arazi İstanköy Vakıf Malları Yönetimi onayıyla sudan ucuz bir ücretle bir turizm şirketine satılmıştır. Bu usulsüz satış ile birlikte İstanköy Türk-Müslüman  Vakfına ait 70’ten fazla arazi park, otopark  ve mezarlık amacıyla belediyelere devredilmiş ve satılmış bulunmaktadır. Rodos Türk-Müslüman  Vakıf Malları da aynı şekilde elden çıkarılmaktadır.

Vakıf mallarının korunması,İstanköy ve Rodos’un Müslüman Türk ahalisinin din ve ibadet özgürlüğü ile bağlantılı bir  sorundur. Adalardaki din ve ibadet özgürlüğünün cemaat olarak kullanılabilmesi  diğer taşınmazların yanında cami,mescit ve mezarlıklar gibi vakıf mallarının korunmasıyla elzemdir. Bu nedenle Yunan Yönetimleri tarafından atanmakta olan Yönetim Kurullarının sürdürdüğü tasfiye işlemlerinin, aynı zamanda din ve ibadet özgürlüğünü kısıtlayan bir niteliği olduğu açıktır.

Yunanistan Devleti,İstanköy ve Rodos’ta yaşamakta olan Müslüman Türklerin,yalnız din ve ibadet haklarını kısıtlamıyor, Adalar Türklerinin bir insanlık hakkı olan anadilleri Türkçe’yi öğrenmeleri hakkını da vermiyor.

İstanköy ve Rodos Türk-Müslüman  Vakıf mallarının  elden çıkarılması  ve Türklere ait kültürel eserlerin zamanın tahribatına bırakılarak yok edilmesinin ardındaki gerçek, ada Türklerinin geçmişle bağının kopararak asimilasyonun bir parçası olan uygulamalardan biridir.

Rodos ve İstanköy’de yaşamakta olan Türkler, vakıflar dahil,kültürel kimliklerinin korunması bir yana  Türklüklerini kaybetme aşamasındadırlar. Adalar Türklerinde korku egemendir, sindirilmişlerdir ve haklarını aramaktan mahrumdurlar.

Yunanistan Devleti’nin baskısı,öyle bir aşamaya gelmiştir ki,     İstanköy Vakıf Başkanı Elvan Kocaoğlan, İstanköy’de “iddia edildiği  gibi Türk azınlığı bulunmadığına” işaret etmekte  ve “bizler Yunan vatandaşı Müslümanlarız” demek zorunda kalarak Türk kimliğini inkar etmektedir.

Bu nedenle, Anavatan Türkiye’ye göç etmiş ve ya da  göç etmek zorunda  kalmış Rodos ve İstanköy Türklerinin kurmuş olduğu ROİSDER    olarak; YUNANİSTAN DEVLETİ’NDEN,ANAYASASI’NDA, AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ’NDE VE DİĞER İNSAN HAKLARI DÖKÜMANLARINDA YER ALDIĞI ÜZERE,ADALAR TÜRKLERİNİN TÜRK KÜLTÜREL KİMLİĞİNİN TANINMASI,ÇİFT DİLİLİK TEMELİNDE ANADİLLERİNİ ÖĞRENME GİBİ  AZINLIK HAKLARI DAHİL İNSAN HAKLARI ALANINDAKİ SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMESİNİ, ÖZETLE ADALAR  TÜRKLERİNE UYGULANMAKTA OLAN ASİMİLASYON POLİTİKALARINA SON VERMESİNİ VE  KURBAN BAYRAMI ÖNCESİ İSTANKÖY TÜRK TOPLUMUNUN DİN VE İBADET ÖZGÜRLÜĞÜNE SAYGI GÖSTERMESİNİ TALEP EDİYORUZ.

Durumu,Dünya ve Türk  kamuoyunun  bilgilerine sunuyoruz.

 

Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı

 

Rodos,İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği adına

 

Başkan

PRESS STATEMENT                                                                                                                                                                                                                                                                                5th August 2019

SUMMARY

WE REQUEST GREECE TO RESPECT THE FREEDOM OF RELIGION AND WORSHIP OF KOS TURK SOCIETY PRIOR TO FEAST OF SACRIFICE.

 

All the mosques in Kos are closed to the worship at the present time. The Algerian Gazi Hasan Pasha (Lonca) Mosque, which was damaged in the 2017 earthquake and which of fountain was destroyed, has not been repaired despite of lapse of two years. The shops under mosque which are in the possession of Kos Foundation Properties Management are also devastated.

The Algerian Gazi Hasan Pasha Mosque in Germe (Platini) village of the island was also damaged due to the earthquake in the same way and its minaret fell down. The repairment of the mosque that was closed to worship is not permitted. The Muslim Turks in Germe worship in mosque courtyard.

Provincial Treasurer Ibrahim Effendi Mosque is also in the same situation.

On the other hand,  almost all the Masjids, Tombs and Graveyards of Kos are ruined too.

As a result, Turks living in Kos are destitute of fulfillment of their national and religious freedom.

Muslim Turks are at the phase of losing their identities. The fear is dominant in Turks in the island and they are intimidated. Such that, the pressure of Greece is at the stage, the President of Kos Foundation Elvan Kocaoğlan indicated that “there is no Turkish minority as alleged” and he denied Turk identity by being obliged to state that “we are Muslim Greek citizens”.

 

We request Greece to respect the freedom of religion and worship of Kos Turk society prior to feast of sacrifice.

 

WE REQUEST GREECE TO RESPECT THE FREEDOM OF RELIGION AND WORSHIP OF KOS TURK SOCIETY PRIOR TO FEAST OF SACRIFICE.

Since Greece do not permit the repairment of the mosques demolished in the 2017 earthquake, all the mosques in Kos are closed to worship at the present time.

The Algerian Gazi Hasan Pasha (Lonca) Mosque in center of the city was damaged due to the earthquake in 2017 and its minaret fell down. The shops under mosque were also devastated. The repairment of these is not permitted after earthquake. At present, the mosque is closed to worship.

The Algerian Gazi Hasan Pasha Mosque in Germe (Platini) village of Kos island was also damaged due to the earthquake and its minaret fell down, however, the repairment of this mosque was not also permitted.  The Muslim Turks in Germe worship in mosque courtyard.

Provincial Treasurer Ibrahim Effendi Mosque is also in the same situation.

Apart from the mosques which of repairments are not permitted in Kos, Masjids, Tombs and Graveyards of Kos are neglected and almost all are ruined.

As is known, the places for worship and other immovable properties in Kos island are under the responsibility of Kos Foundation Properties Management. However, Greece makes the foundations bankrupt and as a result of this, it makes the foundations sell the properties in their hands by auction in defiance of the international contracts.

 

Finally, the 34 acres of land in Kos Island was sold to a tourism company in return of a bargain price with the approval of Management of Kos Foundation Properties. Associated with this irregular sale, more than 70 lands in the possession of Kos-Turk Muslim Foundation were assigned and sold to municipalities in order for park,  parking lot and graveyard. The properties of Rhodes Turk-Muslim have been disposed in the same way.

The protection of foundation properties is a problem related to the freedom of religion and worship of Muslim Turk society in Kos and Rhodes. The use of freedom of religion and worship in the islands as community is essential with the protection of properties of the foundation such as mosques, masjids and graveyards besides other immovable properties. For this reason, it is clear that the liquidation procedures which have been sustained by Boards of Management assigned by Greek Governments are such as to restrict the freedom of religion and worship at the same time.

Greece not only restricts the right of religion and worship of Muslim Turks living in Kos and Rhodes but also it doesn’t grant Turks of islands right to learn Turkish which of their mother language and right of humanity.

The underlying truth for disposal of properties of Kos and Rhodes Turk-Muslim Foundation and abolishment of the cultural monuments by leaving in destruction of time is one of the applications which is a part of assimilation of island Turks through breaking with the past.

Turks living in Rhodes and Kos including foundations are at the phase of losing their Turkishness aside from protection of cultural identities. The fear is dominant in Turks in the island and they are intimidated and they are destitute of seeking their rights.

Such that, the pressure of Greece is at the stage, the President of Kos Foundation Elvan Kocaoğlan indicated that “there is no Turkish minority as alleged” and he denied Turk identity by being obliged to state that “we are Muslim Greek citizens”.

 

For this reason, as ROISDER which was founded by Turks of Rhodes and Kos whom immigrated or were obliged to immigrate to their homeland Turkey; WE REQUEST GREECE TO RECOGNIZE TURK CULTURAL IDENTITY OF TURKS IN ISLANDS, TO FULFILL ITS RESPONSIBILITIES IN AREA OF HUMAN RIGHTS INCLUDING MINORITY RIGHTS SUCH AS RIGHT TO LEARN MOTHER TONGUE ON THE BASIS OF BILINGUALISM AS IS STATED IN EUROPEAN CONVENTION ON HUMAN RIGHTS AND OTHER HUMAN RIGHTS DOCUMENTS, IN SUMMARY, WE REQUEST GREECE TO END ASSIMILATION POLICIES WHICH HAVE BEEN APPLIED TO TURKS IN ISLANDS AND TO RESPECT THE FREEDOM OF RELIGION AND WORSHIP OF KOS TURK SOCIETY PRIOR TO FEAST OF SACRIFICE.

We bring this situation to the public attention of the World and Turkey.

Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı

On behalf of Rhodes, Kos and the Dodecanese Turks Culture and Solidarity Association

President