Haziran 24, 2019

DERNEĞİMİZ GÜLLER BÖLGESİ’NDE

DERNEĞİMİZ GÜLLER BÖLGESİ’NDE

Derneğimiz 11-12 Mayıs 2019 günlerinde Güller Bölgesi’ne bir kültür gezisi  düzenlemiştir.

11 Haziran 2019 günü,Salda Gölü,Burdur Müzesi ve Sagalossuz Antik Kenti ziyaret edilmiştir.

Salda Gölü hakkında kısa bilgilendirme şöyle yapılmıştır:Salda Gölü,Burdur’un Yeşilova ilçesinde, ilçe merkezine 4 km uzaklıkta, ormanla kaplı tepeler, kayalık araziler ve küçük alüvyal ovalarla çevrili hafif tuzlu karstik bir göldür. Göller Bölgesi içindeki, dışa akışı olmayan kapalı havzalı yapıdadır. Salda Gölü,Türkiye’nin Maldivleri” olarak adlandırılan ve eşsiz güzelliği sahip bir göldür.”

Burdur Müzesi’nde rehberimiz şu bilgileri vermiştir:”Budur Müzesi, Hacılar, Kuruçay, Höyücek Höyükleri, Boubon, Kibyra ve Sagalassos kazılarından çıkarılan, müsadere ve satın alma yoluyla kazandırılanlar ile birlikte 60.000’den fazla kültür varlığına sahip, Türkiye’nin en zengin müzelerindendir. Burdur Müzesi binası, Müze’nin bahçesinde bulunan medreseden geri kalan Osmanlı Pirkulzade Kütüphanesi’nin mimarisinden esinlenerek yapılmıştır. Burdur Müzesi 2008 yılında “Gezilip Görülmeye Değer Müze” ödülünü almıştır. Neolitik çağdan günümüze kadar eşsiz örnekleri görmek mümkündür. Müze üç kısımdan oluşmaktadır. Üst katta Neolitik ile Erken Kalkolitik Çağlara ait buluntular ile eski tunç çağı buluntuları bulunmaktadır. İkinci kısım olan giriş katı üç bölüm olarak düzenlenmiştir. Birinci bölümde Sagalassos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan buluntular yer almaktadır. Roma’nın en iyi imparatorlarından olan İmparator Hadriani ve Marcus Auralius’a ait dev heykeller burada sergilenmektedir. İkinci bölümde Kibyra Antik Kenti kazılarında çıkarılan, av sahnesinin canlandırıldığı frizler yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise Kremna Antik Kenti kazısında çıkarılan dokuz adet birinci sınıf mermer heykeller bulunmaktadır.”

Aldığımız bilgilere göre; “Sagalassos Antik Kenti, Burdur’un Ağlasun ilçesinde yer alır. Antalya’dan yalnızca yaklaşık 100 km uzaklıktadır. Kent tarihinin en parlak zamanı olan Roma İmparatorluk Dönemi’nde, Sagalassos’un, Anadolu’nun yol ağına bağlanmış olmasıdır. Bu sayede kent hem Anadolu’nun içlerine, hem de Ege ve Akdeniz limanlarına ulaşır. Kentin ekonomisinin temelini tahıl ve zeytin kadar, olasılıkla çam ağacı ve kırmızı astarlı, kaliteli seramik kap kacak üretimi ve ihracatı oluşturur. Tüm bu koşullar insanları refah içindeki, yeniliğe açık bu kente çeker, Sagalassos’un itibarı giderek artar.

 Sagalassos’un tarihinde en etkili isim büyük olasılıkla Roma’nın ilk imparatoru Augustus’tur. O’nun zamanında kurulan barış ortamı yatırımlara olanak sağlar; vergi sisteminde reforma gidilir; İmparatorun yaptırdığı yeni yol Sagalassos’u denİzlere bağlar. İklim de bu dağlık bölgede bugün olduğundan daha ılık ve yağışlı hale gelir ve nüfus önemli ölçüde artar. Sagalassos’un seçkinleri bu ortamın sunduğu çeşitli olanakları ve ekonomik fırsatları görür. Birinci yüzyılda Sagalassos altın çağını yaşar.

Altıncı ve yedinci yüzyıllarda meydana gelen üç olay, Sagalassos’un giderek zayıf düşmesine neden olur. Her iki yüzyılın başında birer deprem yaşanır. MS 541-542’de ise kenti veba salgını sarar. Bundan sonra kentte yaşam  13.yüzyıla kadar tarıma dayalı olarak devam eder. On üçüncü yüzyıla gelindiğinde Sagalassos’ta İskender Tepesi’ndeki son kale de Selçuklular tarafından alınır. Bunun yerine Selçuklu Türklerinin ovadaki yerleşimi Ağlasun gelişir.”

12 Haziran 2019 günü ise,sabahtan Gül Bahçelerini görmek üzere,Isparta şehir merkezinden yaklaşık 40 kilometre mesafede bulunan Güneykent’e gidilmiştir.Daha sonra  Süleyman Demirel Külliyesi  ziyaret edilmiş ve Eğirdir Gölü’ne  de panaromik  bir gezi düzenlenmiştir.

Güneykent’te,mevsim gecikmesinden dolayı  gül hasadı gerçekleştirilememiştir. Gül yapraklarından  imbikhanelerde,gül suyu ve yağı çıkartılıyormuş.Anlatıldığı üzere, Gül  yaprakları,günün ilk ışıklarıyla toplandığında aroması yüksek, yağı fazla oluyormuş.

Isparta denince  ilk akla gelen  ad,9.Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel olsa gerektir.Bu nedenle  derneğimizce,doğduğu yer olan İslamköy’de bulunan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’ni ziyaret etmek gezimizin önemli duraklarından biri olmuştur.

Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı olması, Cumhuriyet’imizin niteliğini göstermesi açısından önemlidir. Derneğimiz üyelerine bilgi veren Külliye Müdürü Osman Siviloğlu bunu şöyle ifade etmiştir:

Bu müze sadece Süleyman Demirel’i anlatmıyor, Türkiye’nin nereden nereye nasıl geldiğini anlatıyor. Türkiye’mizin gelişmesi hakkında bilgi sahibi olunabilecek milyonlarca sayfadan oluşan kitaplar var. Bir insanın ömrü bu kadar çok sayıda kitabı, sayfayı okumaya yetmez, zaman da ayırmazlar zaten. Ama bu müzeye gelip gezdiklerinde, insanlar o binlerce-milyonlarca sayfayı ve kitabı okumuş olurlar…

Cumhuriyet,Anadolu’nun bir köyünden çıkan bir insanı bile  en üst düzeye getirebilecek bir sistemdir.Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı olması bunun bir göstergesidir.Bu bağlamda Cumhuriyet,eğitimde fırsat eşitliği sağlamıştır.”

Daha sonra Eğirdir Gölü’ne gidilmiştir.

Kültür gezilerimiz,2019 Güz aylarında da sürdürülecektir.