Derneğimiz İstanköy ve Rodos Vakıf Mallarının Yağmalanması Durdurulması için Yunanistan Eğitim Ve Din Bakanına Mektup Yazdı(Türkçe-İngilizce)

Niki Kerameus

Yunanistan

Eğitim ve Din İşleri Bakanı

Minister Of Education And Religious Affairs Of The Republic Of Greece

23 Aralık 2019

Sayın Bakan,

Sizi, Rodos, İstanköy ve Onikiadalardan göç ederek Türkiye’ye yerleşen Türklerin, Türkiye’deki tek temsilcisi sivil toplum örgütü olarak saygı ile selamlıyor ve derneğimizin amaçları konusunda bilgilendirmek istiyorum.

Derneğimizin amaçları arasında; Rodos, İstanköy ve Onikiadalar’daki Osmanlı Türklerinden kalma kültür eserlerini yaşatma, koruma ve restorasyonu için çalışan kurumlara yardımcı olma, Rodos, İstanköy ve Onikiadalar’daki miras hakları dahil, her türlü kültürel haklarını koruma için girişimlerde bulunma gibi konular sayılabilir.

Derneğimiz, bu amaçlara ulaşmak için; sosyal ve kültürel  çalışmalarda bulunmaktadır. Çalışmalarımızı gerçekleştirirken amaçlarımızdan birinin de Türk ve Yunan Halkları arasında dostluk ve işbirliğinin geliştirilmesine yardımcı olma olduğuna inanmaktayız. Bu bağlamda her iki ülke arasında dostluğun sağlam temeller üzerinde inşa edilmesi dileğimizdir.

Sayın Bakan,

Bu mektubu kaleme almamın birçok nedeni var. Bunlardan birincisi, Rodos ve İstanköy Türklüğü’nün sorunları hakkında bilgilendirmektir. Bunlar arasında; Vatandaşlık ve Kültürel Kimliğin Korunması Sorunu, Din ve İbadet Sorunu, Kimi marjinal grupların yarattığı Nefret ve Baskı Ortamı Sorunu, Osmanlı Mimarisi (Cami, Türbe, İmaret, Çeşme, Mescit vb gibi)’nin Korunması Sorunu ve Vakıflar Sorunu ile adalardan göç ederek Türkiye’ye yerleşen soydaşlarımızın geride bıraktıkları ve haksız iktisabata uğrayan Gayrimenkul Sorunları gibi konular sayılabilir.

İkincisi, Çanakkale’nin Gökçeada İlçesi’nde 1964 yılında kapanan Rum İlkokulu’nun yeniden açılması konusunda görüşümüze koşut olarak Rodos ve İstanköy’deki okullarda Türkçe öğrenme hakkının verilmesi isteğini dile getirmektir. Dernek olarak, Gökçeada’da yaşayan Rum asıllı Türk vatandaşlarımız için okulun açılmasını memnuniyetle karşılıyor ve bir insanlık hakkının yerine getirilmesi açısından yerinde  buluyoruz.

Bu bağlamda, Rodos’ta var olan Türk Okulu’nun da yeniden açılması da dileğimizdir. Bildiğiniz gibi, Rodos’taki Türk Okulu, 1972 yılında gerekçesiz kapatılmıştı. Bu tarihten itibaren Rodos ve İstanköy’deki Türk çocukları kendi anadillerini öğrenmekten mahrum bırakılmıştır. Üstelik, Gökçeada’dan farklı olarak adalarda yaşayan binlerce Türk vardır ve onların önemli isteklerinden birisi, çocuklarının anadillerini öğrenmeleridir.

Üçüncüsü ise güncel bir konudur.Geçtiğimiz yıllarda olduğu üzere Rodos Ve İstanköy’deki Vakıf İdarelerinin seçimle belirlenmesi ve Vakıf mallarının soydaşların tercihleri doğrultusunda soydaş toplumun yararına kullanılması yönündeki talebimizdir. Yunanistan’ın ülkesindeki tarihi ve kültürel eserlerin  restorasyonunu Vakıfların gelirlerine ve mallarına el koyma karşılığına bağlamaması gerektiğinin  ifade etmek isteğindeyiz.

Bu konunun  en yeni,ancak en olumsuz örneğini bilgilerinize sunmak isteriz. İstanköy Vakıf İdaresi’nin, İstanköy Defterdar İbrahim Efendi Camisinin restorasyonu için kullanılacağını ileri sürdüğü Vakfa ait 34 dönüm arazinin satışından elde edilen gelirin nasıl kullanacağı konusudur.

İstanköy Vakıf Yönetimi,ilk başlangıçta   restorasyon çalışmalarını belirli bir aşamaya getirmiş olduğunu ve projeyi Arkeolojik Eserler İdaresinin onayına sunduğunu belirtmiş olmakla birlikte  gelinen aşamada restorasyon projesini  vakıf malları karşılığında Belediye’ye devretmeye karar vermiş bulunmaktadır.

Yunan makamlarının restorasyon karşılığında Vakıf gelirlerine el koymasının ve nihai aşamada da bilabedel bir Vakıf malı ile ödüllendirilmesinin ne şekilde anlaşılması gerektiği ve  İstanköy Vakıf İdaresinin süresi ve tutarı belirli olmayan bir anlaşma dahilinde Vakıf gelirlerini Belediye’ye hangi yetki dahilinde ve hangi şartlarda tahsis ettiği  açıklanması gereken bir konu olarak ortadadır.

Sayın Bakan,

Sonuç olarak zatı-alinize Yunanistan Yönetiminin Rodos  ve İstanköy Türklerinin; 1913 Atina Antlaşması, 1920 Yunan Sevri ve 1947 Paris Antlaşması vb gibi Uluslararası Antlaşmalarla Belirlenmiş  Hakları yanında  Avrupa Konseyi,Avrupa Birliği,Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı,Birleşmiş Milletler ve Yunanistan Anayasası’nca 4.,5.,11.,12.,13.,14.,20.,24.ve 25. maddelerince belirlenmiş kültürel haklarının  sağlanması konusunda gerekli düzenlemeleri yapacağına inancımızı yenilemek isteriz.

Bu vesileyle en içten dileklerimin kabulünü arz ediyorum.

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı

———————————————————————————————————

 

The Honorable Niki Kerameus                                                                                                 23 December2019

 

Minister Of Education And Religious Affairs Of The Republic Of Greece

 

 

Mrs. Minister,

I would like to greet you on behalf of  the non-governmental organization ROISDER, the only representative of the Turks who emigrated from Rhodes, Kos and the Dodecanese Islands, and inform you about the objectives of our association.

The main objectives of our association include providing assistance to the institutions working for the preservation and restoration of the cultural heritage bequeathed by the Ottoman Turks, and initiating attempts to protect all kinds of cultural rights including the inheritance rights in Rhodes, Kos and the Dodecanese.

Our association is involved in a series of social and cultural studies in order to achieve these goals. It is our firm belief that to help develop a lasting friendship and cooperation between the Turkish and Greek peoples is one of our main endeavors within the process of realizing our objectives.  In this context, it is our true wish that friendship between the two countries could be constructed on solid foundations.

Mrs.Minister,

There are many reasons why I have drawn up this letter. The first is to inform you about the problems of the Turks of Rhodes and Kos. These include various issues related to Citizenship and Protection of Cultural Identity; Religion and Religious Practice; the Atmosphere of Hatred and Oppression created by certain marginal groups; Preservation of the Ottoman Architecture (Mosques, Shrines, Public Soup-kitchens, Fountains, Masjids etc.); Foundations; and Unfair Acquisition of the Real Estate left behind by our countrymen who emigrated to Turkey.

Another issue is a current one. As we have stated in recent years, it is our demand that the Foundation Administrations in Rhodes and Kos should be determined by free elections and the properties of the foundations be used for the benefit of the society. We would like to express that Greece should not bind the restoration of historical and cultural monuments in the country to the seizure of the revenues and properties of the foundations.

We would like to provide the most recent but the most negative example to these. It involves the question of how to use the revenues obtained from the sale of 34 acres of Foundation lands, allegedly claimed by the Kos Foundation Administration to be used for the restoration of Kos Defterdar İbrahim Effendi Mosque.

Although the Kos Foundation Administration originally stated that it had brought the restoration works to a certain stage and submitted the project to the approval of the Archaeological Monuments Administration, the Kos Foundation decided “to transfer the income to be accrued from the rent revenues of the business premises located on the ground floor of the mosque to the Municipality by the foundation until the said costs are paid up.”

Another issue that needs to be explained is how the Greek authorities confiscate the revenues of the Foundation in return for restoration; and in the final stage, are rewarded with foundation property on a complimentary basis, and according to which agreement and under which conditions the duration and amount of the revenues of the Kos Foundation Administration are allocated to the Municipality.

On the other hand, we would like to bring forth another topic that we want to express in terms of Religion and Religious Practice Problem. It is known that two mosques in Kos have been registered as places of worship and the fate of the other is not known. Considering the fact that only one mosque, out of a total of 10 mosques, has been registered in Rhodes, the fate of the others remains unclear.  In this context, it is necessary to clarify the issue of registration of mosques in Rhodes and Kos as places of worship and not to impose appointment of Imams to the mosques by the state; moreover, preferences of Muslim Turkish Minority members as religious officials should be taken as a basis for appointments.

Mrs.Minister,

Hence, we would like to renew our belief to Your Excellency  that the Greek Administration will make the necessary arrangements not only to ensure the rights of Rhodes and Kos Turks as stipulated by international treaties  such as the 1913 Treaty of Athens, the 1920 Greek Sevres and the 1947 Paris Peace Treaty but also to recognize their cultural rights set forth by the Council of Europe, the European Union, the Organization for Security and Cooperation in Europe, the United Nations, and Articles 4, 5, 11, 12, 13. 14, 20, 24 and 25 of the Constitution of Greece

May I take this opportunity to extend my sincere wishes to Your Excellency.

 

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı

President