
Değerli Rodos ve İstanköy Türkü Soydaşlarımız ve Dostlarımız
Derneğimiz,21 Eylül 2026 tarihinde Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği,Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu ve çok sayıda sivil toplum örgütleriyle “Yunanların Türklere Karşı Uyguladığı Mora Katliamı ve Kıyımlarını Anma Etkinlikleri”ni düzenledi.
Etkinlikler önce saat 15.00 da Gündoğdu Meydanı(Alsancak)’ndan Yunanistan Başkonsolosluğu’nun önüne doğru bir yürüyüşle başladı. Örgütler adına Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği İzmir Şubesi Başkanı Mumin Durmuş “1821 yılında Türklere Karşı Uygulanan Mora Katliamı’nı unutmayalım” başlığıyla bir basın açıklaması yaptı.
Daha sonra Yunanistan Başkonsolosluğu’nun önüne siyah bir çelenk bırakıldı.
Etkinlik, Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde saat 19.00’da “1821Mora Katliamı’nın 205.yılında:Coğrafi ve Tarihi Hafıza”adlı bir panel ile sonuçlandı.
Panelde;dernek başkanımız Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı,Doç.Dr.Beycan Hocaoğlu ve Dr. Özer Hatip konuşmacı oldular.
Panelde, Doç.Dr.Beycan Hocaoğlu ve Dr. Özer Hatip ,Mora adası coğrafyası temelinde Yunan isyanı ile ilk aşamada Mora’daki Tripoliçe şehri, 5 ay boyunca 50–60 bin Rum tarafından aralıksız kuşatıldığını, Rum isyancıların Tripoliçe’de 201 yıl önce 23 Eylül 1821 günü tarihin 40 bine yakın Türk’ün hemen tamamının 3 gün içinde vahşice öldürüldüğünü,isyan boyunca Mora’da açlık ve ölüm günlük yaşamın doğal bir parçası haline geldiğini, kıyımdan sadece Türklerin değil, bölgedeki Yahudiler de paylarını aldıklarını anlattılar.
Kaymakçı ise sunumunda Yunan Algısında olumsuz ve sorunlu Türk İmgesinin felsefi,sosyal ve ekonomi-politik kökenlerini açıkladı. Bu kapsamda, “Oryantalizm ve Yunanseverlik, Osmanlı Egemenliğine Karşı Gerçekleştirilen Yunan İsyanı, Yunan Kilisesi, Küçük Asya Felaketi, Sözde Pontus Soy Kırımı İddiası, Kıbrıs Barış Hareketi ve Megali-İdea Hayali “ gibi konuları özetledi. Kaymakçı,Yunan İsyanının kökeninde Britanya ve Rusya başta bütün Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti topraklarını paylaşmak için bir Yunanistan devleti yaratmak istediklerini, bunun için de Yunanseverlik’i oluşturduklarını,oryantalizm denilen olgunun Yunanların kimlik arayışlarına çanak tuttuğunu anlattı.
Kaymakçı sunumun sonunda, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türklere ve Türkiye’ye karşı günümüzde de devam eden düşmanca tavırlarına karşın, Türk-Yunan İlişkilerinde kalıcı dostluğun inşa edilmesi için Yunan halkına bir çağrıda bulundu
Kaymakçı çağrısında ; ”Atatürk ve Venizelos Dönemindeki Dostluk ilişkilerini dikkate alınız./Büyük kıtlık ve iç savaşta size kollarını açan Türk halkının insanseverliğini unutmayınız . Kurtuluş Gemisini anımsayınız. / Türkiye ve Türkler ile Adalar Denizi(Ege Denizi) ve Akdeniz’de barış içinde bir arada yaşamayı deneyiniz. /ABD,Fransa-İsrail gibi emperyal güçlerin geçmişte olduğu gibi yeniden piyonu olmayınız. Sömürgeleşmeye hayır deyiniz./ Batı Trakya Türkleri ve Rodos ve İstanköy Türklerinin Türk kültürel kimliğini kabul ediniz.”önermelerini dile getirdi.
Rodos,İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği

ROİSDER Başkanı Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı’nın sunumundan bir görünüş