İçeriğe geç
1996’dan bugüne kültür, kimlik ve dayanışma
Rodos İstanköy ve Onikiada Türkleri Derneği
← Haberlere dön
Facebook

DERNEĞİMİZ İSTANKÖY VE RODOS VAKIF MALLARININ YAĞMALANMASI DURDURULMASI İÇİN YUNANİSTAN E…

DERNEĞİMİZ İSTANKÖY VE RODOS VAKIF MALLARININ YAĞMALANMASI DURDURULMASI İÇİN YUNANİSTAN EĞİTİM VE DİN BAKANINA MEKTUP YAZDI Niki Kerameus Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanı Minister Of Education And Religious Affa…

DERNEĞİMİZ İSTANKÖY VE RODOS VAKIF MALLARININ YAĞMALANMASI DURDURULMASI İÇİN YUNANİSTAN E…

DERNEĞİMİZ İSTANKÖY VE RODOS VAKIF MALLARININ YAĞMALANMASI DURDURULMASI İÇİN YUNANİSTAN EĞİTİM VE DİN BAKANINA MEKTUP YAZDI

Niki Kerameus Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanı Minister Of Education And Religious Affairs Of The Republic Of Greece

Sayın Bakan, Sizi, Rodos, İstanköy ve Onikiadalardan göç ederek Türkiye’ye yerleşen Türklerin, Türkiye’deki tek temsilcisi sivil toplum örgütü olarak saygı ile selamlıyor ve derneğimizin amaçları konusunda bilgilendirmek istiyorum. Derneğimizin amaçları arasında; Rodos, İstanköy ve Onikiadalar’daki Osmanlı Türklerinden kalma kültür eserlerini yaşatma, koruma ve restorasyonu için çalışan kurumlara yardımcı olma, Rodos, İstanköy ve Onikiadalar’daki miras hakları dahil, her türlü kültürel haklarını koruma için girişimlerde bulunma gibi konular sayılabilir. Derneğimiz, bu amaçlara ulaşmak için; sosyal ve kültürel çalışmalarda bulunmaktadır. Çalışmalarımızı gerçekleştirirken amaçlarımızdan birinin de Türk ve Yunan Halkları arasında dostluk ve işbirliğinin geliştirilmesine yardımcı olma olduğuna inanmaktayız. Bu bağlamda her iki ülke arasında dostluğun sağlam temeller üzerinde inşa edilmesi dileğimizdir. Sayın Bakan, Bu mektubu kaleme almamın birçok nedeni var. Bunlardan birincisi, Rodos ve İstanköy Türklüğü’nün sorunları hakkında bilgilendirmektir. Bunlar arasında; Vatandaşlık ve Kültürel Kimliğin Korunması Sorunu, Din ve İbadet Sorunu, Kimi marjinal grupların yarattığı Nefret ve Baskı Ortamı Sorunu, Osmanlı Mimarisi (Cami, Türbe, İmaret, Çeşme, Mescit vb gibi)’nin Korunması Sorunu ve Vakıflar Sorunu ile adalardan göç ederek Türkiye’ye yerleşen soydaşlarımızın geride bıraktıkları ve haksız iktisabata uğrayan Gayrimenkul Sorunları gibi konular sayılabilir. İkincisi, Çanakkale’nin Gökçeada İlçesi’nde 1964 yılında kapanan Rum İlkokulu’nun yeniden açılması konusunda görüşümüze koşut olarak Rodos ve İstanköy’deki okullarda Türkçe öğrenme hakkının verilmesi isteğini dile getirmektir. Dernek olarak, Gökçeada’da yaşayan Rum asıllı Türk vatandaşlarımız için okulun açılmasını memnuniyetle karşılıyor ve bir insanlık hakkının yerine getirilmesi açısından yerinde buluyoruz. Bu bağlamda, Rodos’ta var olan Türk Okulu’nun da yeniden açılması da dileğimizdir. Bildiğiniz gibi, Rodos’taki Türk Okulu, 1972 yılında gerekçesiz kapatılmıştı. Bu tarihten itibaren Rodos ve İstanköy’deki Türk çocukları kendi anadillerini öğrenmekten mahrum bırakılmıştır. Üstelik, Gökçeada’dan farklı olarak adalarda yaşayan binlerce Türk vardır ve onların önemli isteklerinden birisi, çocuklarının anadillerini öğrenmeleridir. Üçüncüsü ise güncel bir konudur.Geçtiğimiz yıllarda olduğu üzere Rodos Ve İstanköy’deki Vakıf İdarelerinin seçimle belirlenmesi ve Vakıf mallarının soydaşların tercihleri doğrultusunda soydaş toplumun yararına kullanılması yönündeki talebimizdir. Yunanistan’ın ülkesindeki tarihi ve kültürel eserlerin restorasyonunu Vakıfların gelirlerine ve mallarına el koyma karşılığına bağlamaması gerektiğinin ifade etmek isteğindeyiz. Bu konunun en yeni,ancak en olumsuz örneğini bilgilerinize sunmak isteriz. İstanköy Vakıf İdaresi’nin, İstanköy Defterdar İbrahim Efendi Camisinin restorasyonu için kullanılacağını ileri sürdüğü Vakfa ait 34 dönüm arazinin satışından elde edilen gelirin nasıl kullanacağı konusudur. İstanköy Vakıf Yönetimi,ilk başlangıçta restorasyon çalışmalarını belirli bir aşamaya getirmiş olduğunu ve projeyi Arkeolojik Eserler İdaresinin onayına sunduğunu belirtmiş olmakla birlikte gelinen aşamada restorasyon projesini vakıf malları karşılığında Belediye’ye devretmeye karar vermiş bulunmaktadır. Yunan makamlarının restorasyon karşılığında Vakıf gelirlerine el koymasının ve nihai aşamada da bilabedel bir Vakıf malı ile ödüllendirilmesinin ne şekilde anlaşılması gerektiği ve İstanköy Vakıf İdaresinin süresi ve tutarı belirli olmayan bir anlaşma dahilinde Vakıf gelirlerini Belediye’ye hangi yetki dahilinde ve hangi şartlarda tahsis ettiği açıklanması gereken bir konu olarak ortadadır. Sayın Bakan, Sonuç olarak zatı-alinize Yunanistan Yönetiminin Rodos ve İstanköy Türklerinin; 1913 Atina Antlaşması, 1920 Yunan Sevri ve 1947 Paris Antlaşması vb gibi Uluslararası Antlaşmalarla Belirlenmiş Hakları yanında Avrupa Konseyi,Avrupa Birliği,Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı,Birleşmiş Milletler ve Yunanistan Anayasası’nca 4.,5.,11.,12.,13.,14.,20.,24.ve 25. maddelerince belirlenmiş kültürel haklarının sağlanması konusunda gerekli düzenlemeleri yapacağına inancımızı yenilemek isteriz. Bu vesileyle en içten dileklerimin kabulünü arz ediyorum. Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı